(5) Murtazâ, Mustafa, Kadir & Çay Ocağı & İç-Gün & 3 Ay Öncesi

Murtazâ: Ah be abi, beni bir türlü anlamisiniz! (Şiveyi boş geçmemeleri için başını sağa sola sallar.)
Mustafa: Dergiyi boşver, haftalık gazete çıkaralım? Bursa hakkında detaylı haberleri kim merak etmez abi burda/burada?
Kadir: Bence de gazete. Bulmacası da olsun, yoksa hayatta almam. (Çay ocağında bulmaca seven kit- lenin sevgisine mazhar olur.)
Mustafa: Bak abi, şu elimdeki dergiyi görüyor musun?
Murtazâ: Evet de, sarışın dergi olur mu len?..
Mustafa: (Anlamaz.) Sarışın?
Kadir: Kâğıt kalitesi yeah.
Mustafa: He ya, dergi demeye bin şahit. Bak şuradaki haberin altında benim adım var.
Murtazâ: Nerden/nereden esti böyle bir şey?
Mustafa: Üniversitede iken boş vaktim çoktu; bir de şu çok süper fotoğraf makinalarını kullanabilmek için işte. 'Fotoğraf: Mustafa Dursun' yazıyor altta, bak.
Murtazâ: Basımını nerede yaptınız, anam hem de ücretliymiş bu!
Mustafa: Her şeyi Galatasaray karşıladı.
Murtazâ: Arkanız sağlammış. Bizde öyle bir şey ne mümkün! Geçen gün Usta'ya açtım dergi mevzuunu. Velet Necat da oradaydı, gürültüsünden anlatamadım tam. "Hayır." deyince de diretemedim. Sponsor olaydı hayatı kurtulurdu. Tamam; kısa ve orta vadede bir şeyler vadetmiyoruz ama sigorta şirketlerin- den daha sağlam hayallerimiz var uzun vadede. (Kısa bir sessizlikten sonra gözlerini kısarak arkadaş- larına odaklanır; dergi için neler yapmaları gerektiğini kurgular.)
Mustafa: Çay?
Kadir: 3 çay Hamdi Abi.
Murtazâ: Eyvallah Kadir, meteliksiz de olsan iyi niyetlisin.
Mustafa: 4 oldu, Usta da geliyormuş, mesajı var.
Murtazâ: Mevzûyu Vicâhî Usta'nın yanında açmayalım. Biliyorum, o da istiyor. Ama stratejik olalım; üç tarafımız denizlerle kaplıymış gibi. Dört tarafımız deniz olsa 'hayır' mı diyeceğiz? Ama denizlerde kuvvetli değiliz; gücümüz ancak Yunan'a yetiyor.
Kadir: Emin misin Usta'ya bu bahsi açtığına?
Murtazâ: Denizler mi, Yunanlılar mı?
Mustafa: Oğlum dalga geçme bizimle, matbû bir dergi çıkarmayacak mıyız?!.
Murtazâ: Hobi olarak takılıyorum, diyordun?
Mustafa: Hobi de olsa ele gelen bir şeyler yapalım.
Murtazâ: Ele gelen hobilerin maliyeti fazla Mustafa!
Mustafa: İşin maliyetine ben karışmam, o senin bileceğin iş.
Murtazâ: O zaman benim bileceğim işleri yapıyoruz!
Kadir: (Araya girer.) Ee, peki ne yapıyoruz? (Bir gözü, ocağa yaklaşmakta olan Usta'dadır.)
Murtazâ: Usta geliyor, gidince konuşuruz..
__________________________________________
Yayın: Aracılar Cumhuriyeti dergisi, sayı 2, sayfa 7-8.
Beğendin mi anacım?

0 Narenciye:

Yorum Gönder

 

Independent de Mika 2007-2008-2009-2010-2011 yayınları her şeyiyle Rıza Bozkurt'tan sorulabilir.